25 Aralık 2010 Cumartesi

Lima



15 günlük Peru yolculuğumuzun son durağı başkent Lima oldu, aslında orijinal planımızda daha uzun kalmayı planlamıştık ama hem Qoscoda düşündüğümüzden birkaç gün fazladan kalmamız gerekmesi hem de bir sürü insanın "amaa Limada hiçbirşey yoookk!" demesi nedeniyle 3 gün kaldık ama çok da güzel vakit geçirdik. Lima çok çok büyük bir şehir, Perunun toplam nüfusunun 1/3'i burada yaşıyor, şehir de Pasifik kıyısından içerilere kadar uzanıyor, denize yakın alanda Miraflores ve Barranco diye iki mahelle var, ikisi de orta-üst sınıf mahalleler, daha sonra iş merkezi San İsidro ve Centro şehir merkezi var, sonrası da alabildiğine ev ev ev ev .. Biz Mirafloresin ortasında yer alan Park Kenedy'e bakan Flying Dog isimli tam hostel gibi bir hostele yerleştik (yani lüks minimum sosyal ortam maksimum:). Qouscodan otobüs yolculuğumuz 20 saat sürdüğünden biraz yamuk vaziyetteydik ama benim doğumgünüm şerefine güzel bir duş alıp kendimizi Limanın güzel caddelerine attık. Peru mutfağı Güney amerikada epey meşhurmuş, en özgün yemekleri de "Ceviche" denilen soğuk deniz ürünleri/balık tabağı, bunları limon ve soğanla terbiye edip pişirmeden yiyorlar, ilk başta tadı bir tuhaf geliyor ama sonradan alıştık, birayla iyi gitti, ama sonuçta bizim deniz ürünlerinin yerini tutmayacağına karar verdik (ama çok da nazlı bir yemek,daha önceden tavsiye aldığımız Punto Azul isimli lokantada yaklaşık bir saat sıra bekledik, üstelik öğlen vakti, zaten bu yemeği akşam yemiyorlarmış).
Yemek sonrası okyanus kenarında uzun bir yürüyüşle kendimize geldik, hava biraz bulutluydu, okyanusa tepeden bakmak, yamaç paraşütçülerini seyretmek ve Cafe con Leche içmekle vaktin nasıl geçtiğini anlamadık, ama üşümemiz dayanılmaz boyuta gelince hostele dönmek zorunda kaldık. Akşam mahallede küçük bir tur attık, Llosanın bir kitabında geçen Cafe Haiti meğer bizim otelin karşısındaymış, Burak beni biraz daha şımartıp orda Maracuja Sour ısmarladı, Limanın eskilerindenmişiz gibi bir havayla içtik içkilerimizi. Park Kennedy'de yürüyüş yaparken ortadaki amfide eğlence başladı, her yaştan mahalleliler pistte numaralarını gösterdiler, amcalar çok neşekli teyzeler ise daha bir "cool"dular, bir süre sonra bize de nedense bir cesaret geldi,aralarına karıştık, acayip beceriksizce yaptığımız bir iki hareketi bile alkışladı bu tatlı insanlar! Yine Park Kenedy'nin başka bir yerinde lokal müzik konserine bira baktık, Cafe La Paz (Barış Kahvesi)'nde yemeğimizi yiyip uykuya geçtik, bana göre gezinin en güzel günlerinden biri oldu, 30 yaşımı sevesim geldi!
Ertesi gün yine free tur bulduğumuzu sandıysak da şehir merkezinde bir türlü bulamadık elemanları, biz de gezi otobüsüyle dolaştık, sarı binalarıyla neşeli, canlı bir Plaza de Armaları var, bembeyaz renkli San Martin meydanı da çok geniş ve ferah. San Cristobal tepesi ise kendimizi tuhaf ve kötü hissetmemize sebep oldu, kentin her yanına yayılmış kibrit kutusu gibi evlerde insanların nasıl yaşayabildiğini aklımız almadı, bu "ev"lerin yanında bizim gecekondular saray gibi kalır üstelik de öyle çok ki! Her Güney Amerika büyük şehri gibi güzellik ve fakirlik yanyana içiçe...
Şehrin içinden uzunca bir yürüyüşle en ilginç yerine vardık: Çeşmeler Parkı. Burası modern bir yapı, 13 tane değişik dizaynlı çeşmeden oluşuyor, ama sanatçılar çeşme tasarımında sınır tanımamışlar, gökkuşağı olanından, tünel gibi olanına, çocukların içinde koşuşturdukalrından 3 boyutlu dev gösteriler yapılanına acayip değişik, çok da eğlenceli bir yer, demekki çeşme var çeşme var, belediye var belediye var:)
Bu uzun günün son durağı Barranco mahallesi oldu, burası ortada pazarı etrafında barları ve sanatçıların yaşadıkları muhitleriyle (Mario Vargas Llosanın da evi burada, kendisine epey bakındım ama göremedim:) bizim Ortaköy-Cihangir ayarında bir yer, eğlenceli amaköprüsü dışında çok özelliği yok, biz de kısa durup kendimizim mahallesine geri dödük.
Son gün biraz yol hazırlığı ile geçtiyse de okyanus kıyısında kendimize çektiğimiz ziyafet ve Miraflores pazarında ve Park Kenedide sokak müzisyenlerini dinleyerek geçirdiğimiz akşamüstü çok güzeldi.
Ve sonunda Peru'dan ayrıldık, artık dönüş yolundayız, kötü mü iyi mi bilemedim:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder