1 Aralık 2010 Çarşamba

Atacama-Uyuni 1.Gün






Herkese selamlar!
Heyecanlı çöl yolculuğumuza nihayet başladık, Planımız 3 gün 2 gecelik bir turla Atacamadan Uyuniye geçmek ve oradan La Paz’a varmak. Sabah saat 8’de yine koştura koştura hostelden çıktık, Colque turun arabasıyla önce Şili oradan Bolivya sınırına kadar gittik. Şili sınırında yaklaşık yarım saat bekledik ,bir de buradaki bazı ülkelerde şöyle bir adet var ülkeye girerken sana bir kağıt veriyorlar çıkarken de geri alıyorlar sebebi ne hiç fikrim yok ama geri veremezsen cezası var! Biz yine kaybettik sandık ama son anda bulduk evrağı, böylece Şili kısmını da sorunsuz bitirmiş olduk. Bolivya sınırı ise çölün ortasında gariban bir kulübe, yine orada da benzer bir evrak doldurup bu sefer jipe binip yola çıktık. Ekibimiz 6 kişi, bir İngiliz çift (Nigel ve Rebecca), bir Koreli çift (San ve Jun) bir de kesergiller. Ekip elemanları iyi insanlar, bundan sonra 48 saat hep birada olucaz uyku dahil.
Bolivyada ilk durağımız hemen sınırı geçer geçmez Laguna Blanca (Beyaz Göl)’dü, dümdüz çarşaf gibi bir su, ortalıkta tek bir gürültü bile yok ve yüzlerce flamingo var. Zavallı hayvanların o huzur dolu ortamını bozmuş olduk biraz ama çok kalmadık zaten, kahvaltı edip tekrar yola çıktık, bu sefer Laguna Verde (Yeşil Göl) kısa bir süre durduk, burası da yine koca çölün ortasında dümdüz yeşil-turkuaz rengi ve beyaz alacalı bir göl. Yeşil olmasının sebebi gölün dibindeki alglermiş, beyaz alanlar da borakstan oluşuyormuş (bor mu acaba?). Lagunalardan sonra Termal de Polques isimli bir termal havuza gittik bu sefer hava ılıktı ben de girdim Burak bey böyle gereksiz heveslere kapılmayan bir insan olduğundan girmeyip bana havlu tutmak zorunda kaldı. Ama güzel bir şeymiş, sıcak suda oturup bomboş ve ıssız çölü seyretmek. Sol de Manana gayzerinde biraz vakit geçirdik, bol kükürt kokusunu içimize çektik.
Son durağımız Laguna Colorada gördüğüm en etkileyici manzaralardan biriydi, yine ıssız dağların ortasında bir dümdüz bir göl ama yaklaşık 60 kilometrekare genişliğinde ve yüzeyinde düşünebileceğiniz her türlü renk mevcut!! Yine alglerin ve boraksın ikili bir başarısı. Gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Dün çölü ilk dolaşmaya başladığımızda böyle bir ıssızlık cansızlık olabileceğini görmek çok tuhaf gelmişti, bugün o cansızlığı ortasındaki en ufak bir hayatın bile ne kadar devasa bir güzelliğe dönüştüğünü görmek beni hayata bir kez daha hayran bıraktı. Bakalım daha neler görücez?
Gezimizi saat 3’ü geçerek bitirmek zorunda kaldık, rüzgar acayip arttı, biz de kalacağımız yere yerleşip kalın battaniyelerin altında ısınmaya çalıştık, Laguna Coloradaya bakan son derece basit kulübelerde kalıyoruz altı kişi bir odada. Kitap okuyup not alıyoruz, dışarıda yürüyüşe sadece Nigel ve Rebecca cesaret etti onlar da donmuş olarak döndüler, bizde hafif bir başağrısı ve yorgunluk da var o yüzden sakin sakin oturup yüksekliğe alışmaya karar verdik. Bir de bu dağ başında insanlar bize sebze çorba vs( nasıl buldularsa artık?) ile güzel bir yemek verdiler daha ne isteyelim?
Yarın Uyuniye tuz çöllerine doğru yola devam ediyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder