14 Aralık 2010 Salı

Amazon


Selamlar!

Gezinin sonlarına yaklaştıkça yazıları yetiştirmekte zorlanmaya başladım, gecikmelerden dolayı özür!


Puno'dan Cusco'ya geliş yolculuğumuz epey keyifliydi, Cusco'da İnka uygarlığına giriş yapmaya hazırlanırken kendimizi Amazon'da bulduk! Cusco ve İnkalar tekmili birden başka bir seferde anlatacağım şimdi sıra "jungle" maceramızda!


Sabahın beşinde iki rehberimiz David ve Romulo, 4 alman 1 avusturyalı, 4 ispanyol 1 perulu ve biz Turcolardan oluşan karma kadromuzla yola koyulduk (ekipte sadece biz İspanyolca bilmiyoruz!) önce Paucartaytambo isimli İnka ve kolonya dönemde Amazon ve Andlar arasında mal alışverişini sağlayan, şimdi ise eski ama bakımsız binalardan oluşan kasabaya uğradık, sonra Manu National Parkın kapısından doğal hayata girdik. İlk günümüz bulut ormanlarında, ikinci ve üçüncü günümüzde yağmur ormanlarında cennet gibi yerlerde kaldık. Sık sık yürüyüş yaptık, hatta gece yürüyüşüne bile çıktık. Romulo ve David hem doğaya acayip hakimler hem de çok geyik tipler geziler de epey keyifli geçti. Şempanzeler, orangutanlar, örümcekler ve tarantulalar, kelebekler, yürüyen palmiyeler, kökleri henüz yere ulaşamamış dev ağaçlar, acayip zarif eliondalar, anestetik olanından mideye iyi gelenine, sinek kovucusundan kosmetik olanına pek çok değişik ot ve ayrıca koko, muz, kakao, kahve ve ananas, şeker kamışı, bambu, kendi dışkısından yuva yapan siyah karıncalar ve ormanın altını oyan kırmızı karıncalar, zehirli küçük kurbağalar ve yılanlar, pendula ora ve kocaman yuvası, kırmızı maskot, küçük Biskady ve bir sürü başka kuş ve akşamüstü dişisine kendini beğendirmek için kayalardan çıkıp ormanda danseden kıpkırmızı "Cock of the Rock" kuşu keşfettiklerimiz oldu, zaman zaman dizimize kadar çamurlara batsak da! Nehirde rafting yapıp, kendimiz nehrin sularına bıraktık. Ağaçtan ağaca iplerle kaydık, güneş doğuşuyla kuş gözetlemeye çıktık, orman yemeği nasıl birşeymiş onu öğrendik.
Ama en tatlı anı son gün akşamüstü çıktığımız göl gezisiydi, salların hafif salınışı, kuşların tek tük sesleri hariç tam sessizlik, öyle değilsen bile yine de kendini oraya ait hissettiğim an duyduğum sakinlik ve huzur öyle güzel ki...Bitmese hiç!












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder