11 Kasım 2010 Perşembe

Sao Paulo 1.gun

Basardik! (artik gerisi gelir!)
1 gundur Sao Paulodayiz, basimiz dondu jetlagden de daha tuhaf bisi olduk, nereden baslasam acaba anlatmaya?
Dun yaptiklarimiz: Ucak toplam 12 saat surdu,AirFrance bekledigimizden daha konforluydu, uyuduk film seyrettik. Sabah Sao Pauloya vardik (saat farki yakin zamana kadar 6 saatmis, Turkiye kis saati, Brezilya da yaz saati uygulamasina gecince 4 saate dusmus!) Gumrukten gecis, pasaportta hic sikinti yasamadan gectik (Ebruya ilaclar filan getirdik onlar ilgili bile hic problem yasamadik). Otobus tavsiye etmiyor burada yasayanlar (biraz tehlikeli oldugunu soylediler) o yuzden airport bus diye ayri bir sistemle sehre yaninda kalacagimiz arkadasimiz Doganin calistigi yer olan Paulistaya vardik, Dogan da bizi sehrin biraz disindaki evine goturdu. Evleri cok guzel, İstanbuldaki site sistemine benzer, iki kapili guvenlik sistemi var, havuzlu spor salonlu filan bir sistem. Doganlarin da alisamadigi bize de acayip tuhaf gelen sey evde hizmetci icin ayri bir bolme var ve bu bolmenin ayri kapisi, asansoru filan var, evdekilerle hizmetliler ayni kapiyi asansoru filan kullanmiyor. Ev desen iki oda bi salon bizim Ankaradaki evden kucuk neden hizmetci odasi var? Brezilyadaki nerdeyse her evde, yoksulca olanlarda bile varmis boyle bir sistem.
Biraz kendimize gelip Peru buyukelciligini aramak uzere yola koyulduk. Burada Brezilya ile ilgili ilk dersimizi aldik, birsey aramaya gideceksen iyice ogren oyle git asla tarif alirim diye guvenme! Biz internette farkli adreslerle karsilasinca buyukelciliklerin oldugu yerde buluruz nasil olsa deme hatasinda bulunduk. Sao Paulo insani acayip iyi niyetli onu anladik ama %90 ingilizce bilmiyor,portekizce de bizde yok, tarzanca anlasmaya calistik surekli, Burak Turkce adamlar Portekizce yuksek sesle konusuyor, anlastik saniyoruz ama yok! Bir kere daha keske biraz olsun ispanyolca ogrenip gelseydik diye hayiflandik. Sonunda bulduk buyukelciligi ama vize 10 gunde cikiyormus, o kadar sure Brezilyada kalsak bile pasaportsuz gezemeyiz, Bolivyadan bir gunde aliniyormus, orada deniyecegiz
Bu buyukelciligi arama turu sirasinda sehrin Jardin denilen yarini de gezmis olduk, biz boole luks daha da gormeyiz heralde, minik minik sarayciklarla bahcelerle dolu caddeler, evde siyahli beyazli kostumleriyle hizmetciler orduları, kolonyal donemden kalmis gibi fazlasiyla luks tuhaf bir manzara.Oradan 10-15 dakika mesafede Paulista, New York 5. caddeden hic farki yok kocaman gokdelenler kosusturan insanlar.. Hemen 15 dakika sonra gittigimiz Republica tarafinda ise tum kaldirimlarda yerlerde yatan insanlar. Ankaradaki gibi bir iki tane deli gibi adamlar degil ama bir suru normal gorunumde insan sokakalarda uyuyor. Sokaklarda evler harap, yikip dokuk, biraz ileride kocaman suslu bir tiyatro binasi, postmodern heykeller, Se meydaninda dev bir katedral. Acayip kozmopolit buyuk karmasik ve herseyi bir arada bir sehir. İnsanlar da oyle bu kadar cok farkli tipte insani dunyanin baska bir yerinde gorebilecegimizi sanmiyorum, Brezilyalilar melez ama Avrupali kadar beyaz olanlarından epeyce koyu renkli olanlarina kadar cok farkli tipleri var, tabi yerli yapilari da belirgin bunun yaninda Japonundan Arabina neredeyse her irktan insan var (turk cok azmis ama!) (bi de buradaki Japon nufusunun miktari Japonyadan sonra dunyada 2. siradaymis!) Cok fakirler, cok cok zenginler, cok bohemler hepsibirarada...
Simdilik bu kadar ama aksamki et ziyafetine mutlaka deginmem lazim aksam devam edicem.
Herkese sevgiler!!

Ayşe

*********************************

BAZI ŞEYLER

Sao Paulo’dayiz, yolculuk ve buradaki ilk günümüzle ilgili birkaç not şöyle:
- Sorunsuz ve rahat geldik, transit vize problem olmadı, el bagajlarımız polis konrolünden geçti o kadar. GRU havalimanına 08:00 gibi indik, hızlı bir pasaport kontrolü sonrası brezzilya’ya resmen giriş yaptık. Burada az bir miktar para bozdurduk, USD’yi 1,58’den bozdular (biz 1,70 civarı bekliyorduk halbuki); farklı yerlerde farklı oranlar olabiliyor, toplu bozdurulacaksa araştırıp öyle bozdurmak lazım.
- Buradaki telefonları arayacaksanız, Telefonica’nın kartlarından alıp ankesör’lerden arama yapabilirsiniz, bizdeki Telekom ofisleri benzeri yerler de var ama onlardan aramak daha pahalı.
- Havalimanından merkeze doğru giderken, Ayşe’nin bahsettiği uçurum rahatlıkla gözleniyor, yoksul ve harap binalardan gösterişli gökdelenlere.
- Şehir içinde metro kullanımı hızlı ve pratik, gezmenin en kolay yolu. Gişeden bir metro kartı alıp biraz para yükledik. Bazı hatlarda ve yoğun saatlerde trenler 1 dk. Arayla geliyor (çok kalabalık saatlerde ilk gelene binemeyebilirsiniz, aralıklarını ordan biliyorum zaten). İş çıkışı saatinde dönüş için Se istasyonuna girdiğimizde karşılaştığımız manzara inanılmazdı, insan gölü diye tabir edebileceğim bir kalabalık sıra bekliyordu, çıkıp bir sonraki istasyona yürüdük, oradan binebildik, Se’dekiler hala sıra bekliyor olabilir. Şehir içi ulaşımınızı işe gidiş geliş saatlerine denk getirmezseniz iyi olur, büyük şehir sendromu burada fazlasıyla yaşanıyor, görebildiğimiz kadarıyla her tür ulaşım aracı felç oluyor.
- Biraz fiyatlardan bahsedeyim: havalimanından şehre transfer (airport service ile) R$31 (Doğan taksi kullanmayın diye uyarmıştı çok para istiyorlarmış), metro bir biniş R$2,65 (metro kartına bir seferde en az R$15 yüklenebiliyor), telefonica kart (20’lik) R$4, cafe market karışımı yerlerde R$15 civarı bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Müze girişleri R$15/7 civarı, bazılarında haftanın bir günü ücretsiz, onu denk getirmek lazım.

Burak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder