15 Kasım 2010 Pazartesi

Foz De Iguaçu-Iguaçu Şelaleleri








Sao Paulodan biraz çileli bir yolculukla Sao Pauloya vardık. 16 saat otobüs rahat ama eski, Brezilyalı gençler muhabbette olunca zaman biraz zor geçti. Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde mola verdik şaşkın şaşkın ortalığa bakınırken bizden önce olayı çözmüş dostumuz Pierre ile tanıştık. Pierre de backapackercı (backpackercınınen iyi dostu backpackercıdır!), İsveçli, sakin rahat, yanındaki çocuk üstüne kusunca gidip çocuğa mendil getirecek kadar huzurlu, komik bi tip. Foz otobüs terminalinde indik, Pierre isimli şaşkın dostumuz kendine hostel ayarlamamış olduğundan bizimle geldi, Paudimar Hosteli bulup yerleştik. Hostelimiz kasabanın biraz dışında şelalere yakın, bahçe içinde bungalowları olan çok tatlı bir yer bize biraz da kayaköyü hatırlattı galiba çok sevdik. Buradaki elemanlar hem ingilizce biliyolar hem de epey yardımcı olmaya çalışıyolar, onlardan aldığımız bilgilerle Brezilya tarafı şelalere doğru yola çıktık.




Iguazu şelaleleri dünyanın Victoria şelalerinden sonra 2. büyük şelalesi, 2.7 kilometre uzunluğunda 275 ayrı şelaleden oluşuyor, bu kadar etkileyici olmasının sebebi de o sanırım, kesintisiz bir manzara yerine onlarca ayrı ayrı sanki değişik karakterleri olan kimi hızlı ve hırçın kimi yavaş ve sakin bir sürü şelaleye tek tek hayran oluyorsun. Şelaleler Brezilya, Arjantin Paraguay sınırlarının kesiştiği yerde bulunuyor hem Brezilya tarafından hem de Arjantin tarafından gezilebiliyor, Brezilya tarafı neredeyse şelalerin hepsini karşıdan görüyor, manzara olağanüstü! Arjantin tarafında ise şelalelerin dibine kadar sokulabiliyor ve yüzlerce farklı açıdan görüyorsun.
Şelaleleri tarif etmek çok zor! Galiba dünyada gördüğüm en etkileyici “şey”. Sakin gelen sular bir anda kendilerini yamaçta buluyorlar kütleler haline gelip arka arkaya atlıyorlar, bir anda kendilerini özgür bırakmak ister gibi mücadele etmeye başlıyorlar, büyük bir hışım ve gürültüyle yerle buluşuyor, buradan aynı enerjiyle havalanıp su buharı olup tekrar gökyüzüne karışıyorlar. Şelalere sadece kuşlar korkmadan yaklaşıyor, tüm kuvvetiyle kendini şelalenin göbeğine atıp tekrar havalanıyorlar. Şeytanın Ağzında(Garganta del Diablo) su o kadar haşmetli akıyor ki buhar ve uçuşan kuşlardan başka herşey görünmez oluyor. Diğer şelalerde ise dört bir yanında gökkuşağı. Şelalelere giden trende kelebekler seni takip ediyor. Maymunlar ağaçlarda poz veriyor, possum (Türkçesi: keseli sıçan) elinizde poğaça görünce birden dost canlısı oluyor! Daha çok şey bizi bekliyor ama bu bile yetti iyiki gelmişiz demeye!
Umarım herkesin yolu bir gün buraya düşer, bu şanslılar için gördüklerimiz ve naçizane tavsiyelerimiz: Foz do Iguaçu Brezilya tarafındaki kasabanın adı, Sao Paulodan 16 saat sürüyor Arjantin tarafına göre biraz daha pahallı, Hostel Paudimar ve Natura tavsiye edilir, Milli parka 120 numaralı otobüsle kolay ulaşılıyor, Brezilya tarafında yürüyüş parkurlarının görüntüleri çok güzel nehir turu safari gibi ama biraz pahallı. Arjantin tarafında(Puerto Iguazu) kalmak daha mantıklı olabilir hem daha ucuz hem daha ilginç yürüyüş parkurları nehir gezileri var. Yine de her iki tarafa da rahat geçiliyor, bize hostel yardımcı oldu pasaportta neredeyse hiç beklemedik. En çok sevdiğimiz yerler: Garganta del Diablo ve Superior Circuit (her ikisi de Arjantin tarafında)
Backpacker mantalitesini gittikçe sindiriyoruz, elimizde “Bible” (lonely planet-south america, herkesin elinde bu var cok inanilmaz!), cebimizde Maggi kolay yapım makarna, wireless nerede biz orada! Bugün Buenos Airese yola çıkıyoruz yarın varıcaz, sistemler yolunda herşey plan dahilinde tıkır tıkır işliyor.
Kocaman Sevgiler!!

Ayşe

*********************************

BAZI ŞEYLER

Bu sefer Ayşe benim detayları yazmış, ne ekleyeceğim bilemedim, yine de aklıma gelenler şunlar:
- Foz do Iguazu’da da iyi hosteller var ama ben de şalelelere yakın doğayla içiçe olan Paudimar (iki tane var, şelalelere yakın olan) ya da Natura’yı tavsiye ederim. Biz private double’da günlük kişi başı R$40’a kaldık, dorm odalar R$25 sanırım. Hosteldeki yiyecek içecek de hesaplı ve lezzetli, kendiniz de marketten alış verişinizi yapıp bir şeyler hazırlayabilirsiniz, biz bir gün öyle yaptık.
- Arjantin tarafında kalmayı düşünmemiştik ama düşünülebilirmiş, Pierre oraya geçince Marco Polo diye bir yerde kalmış, daha ucuzmuş (dorm odalar R$20 civarı olmalı) ve gayet güzelmiş, dışarıdan gördük Arjantin tarafındaki milli parkın girişine de çok yakın bir yerde, yine yeşillikler içinde bir yer.
- Şelalelere gelince, şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici “şey” olduğunu ben de rahatlıkla söyleyebilirim. Karşınızdaki heybetin önünde kayboluyor, korku-çoşku karışık birşeyler hissediyorsunuz. Arjantin tarafındaki bot turuna turist eğlencesi diye önce sıcak bakmıyordum, yine de bir şekilde dahil olduk. Ama botla şelalenin altına kadar girdiğimizde ve şelaleyi kelimenin tam anlamıyla “hissettiğimizde” iki gündür gördüğümüz “şey”in bir manzaradan fazlası olduğunu anladım. Gezinin başlarında çitanın böyle yükselmesi iyi mi oldu bilmiyorum ama doğrusunu söylemek gerekirse bunu aşacak bir “şey” daha görmeyi beklemiyorum. (konuşurken elle “ ” (tırnak) yapanlara sinir oluyorum ama yazarken kendim yapıyorum; demek ki yazarken o kadar sinir bozucu değil, tırnak işareti yazılır zaten “elle” “yapılmaz” “.”)
- Arjantin tarafındaki milli parkı daha organize ve samimi bulduğumu söylemeliyim. Bir gün önce karsıdan görüp hayran olduğumuz şelaleleri, bugün güzelce inşa edilmiş platformlarda yürüyerek altından-üstünden geziyoruz. “İlginç canlılar” açısından da Arjantin tarafı daha bereketliydi, daha fazla sayıda türe rastladık (belki de şanslı günümüzdeydik bilmiyorum); ağaçtan ağaca atlayan maymun gerçeğiyle de bu yaşımda ilk defa karşılaştım (doğal ortamda tabii).
- Brezilya tarafı milli park girişi R$37 (Brezilya’lılara R$7 ); Arjantin tarafı için hostelden parka gidiş, park girişi, kısa bot turu, hostele dönüş kişi başı toplam R$125 verdik, sınır geçiş işlemlerini pasaportları toplayan şoförümüz halletti; daha ucuza hallolabilirdi ama çok fazla aktarma yapmamız gerekecekti, vakit kazanmayı tercih ettik.
- Yazı bitişlerinde ben de sevgiler demeli miyim?
- Sevgiler…

Burak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder